MEMO

  Bir insan tüm varlığıyla şairse şairdir. Hilafsız söylüyorum, Memo şairdi. İki dil bilen şiirler yazdı, tüm dünya dillerini kucaklamaya çalışan şiirler... Şiirin, kendi gizine doğru kıvrılan evrensel dilini önemsedi, yerelinden sürmedi şiirini, yerelin cevherine yöneltme çabası içinde oldu hep. Acılar içinde kanayan, kekemeliğine güç veren, sürgün şiirlerdi bunlar. Memed’e fena halde özgüydü. 
   Siyasal ve edebi pratiği ile yeni devrimcilerin, şairlerin, müzisyenlerin, kitapseverlerin yetişmesine omuz verdi. Sohbeti ve yarenliği üretkendi, güzeldi. İstanbul lisanıyla konuştu, ama hiç kopmadı ana dilinden. Mükemmel bir şiir dili olarak gördü onu. 
   Aceleci değildi. Niye bilmiyorum. Acele etti. Hani Emrali Yağan, ölenler için bazen yazar ya, “acelen neydi gözüm,” diye. Bu da öyle oldu. Yirmi yıl daha yaşayabilirdi. Kekemecenin ihtiyacı vardı buna.