BİZ NE DERSEK DİYELİM


Yaratılan egemen iklim, dikkatimizi, cezaevlerinde ortaya çıkan mevcut direnişin derinde yatan anlamına değil de, öne çıkan gerekçesine, biçimine takıyor. Bir ulusun, tüm değerleriyle birlikte var olma, bağımsız yaşama, varlığını geliştirme ve diğer varlıklara katma hakkı gasp edilmişse; bu gaspa yönelik, zamanlı veya zamansız her direniş, anlam kazanır tarih nezdinde. Mevcut direniş, bu gaspın kıyısında değil, bağrında ortaya çıkıyor ve gaspın dayanılmaz ağırlığını doğrudan yaşayanlar tarafından yürütülüyor.
Gençlerin, direniş alevini yükseltme gerekçesiyle kendilerini yakmalarını elbette ki gönül arzu etmez ve direnişe, bu tip feda biçimlerinden uzak durmayı önerir.
Ama biz ne dersek diyelim, tarih, öncelikle, onu biçimlendirenleri dikkate alır; haklı direnişlerin verdiği bedelleri, o direnişin zamanına ve biçimine bakmaksızın, saygıyla yad eder.