Ateşe Oturmak


 

Gazete Patika  Ateşe oturmak
Ateşe oturmak

    14:37, 7 Mayıs Pazartesi 2018

Egemen sınıfların seçimlerde iki ana blok şeklinde yarışacaklarına tanık olacağız. Recep’in başını çektiği ve adına Cumhur İttifakı denilen birinci bloğu, son yirmi yıl içinde dev ihaleler ve sermaye ihracıyla iyice şişen MÜSİAD’cılar ile buna yakın finans ve ticari gruplar destekliyor. Bunların peşinden sürüler halinde tarikatlar, diyanetin sevk ve idare ettiği imamlar, cami cemaatı, kara para ekâbirleri, mafya çeteleri, polise destek veren gizli milis kıtaları, Rabiacı gençlik örgütleri, islamcı sarı sendikalar, yandaş memur kuruluşları, vakıflar, medya ve benzerleri.

Millet İttifakı denilen ikinci bloğu ise, birinci bloğun kısmen hasara uğrattığı Kemalist Cumhuriyet’in restorasyonunu üstlenen TÜSİAD ile buna yakın mali ve ticari kuruluşlar ve de gizli FETÖ kodamanları destekliyor. Bu bloğu, laik yaşamı savunan sivil toplum kuruluşları, sendikalar, Aleviler, mülkleri müsadere edilmiş veya işinden atılmış kesimler, müflisler, borçlu köylüler, işsizler ve benzeri kesimler izliyor.

Söz konusu bloklar, sömürge savaşının Kuzey Kürdistan’da şehirlerin yıkımı, Batı Kürdistan’ın bir bölümünün ise işgaliyle geldiği son noktayı hayırlara vesile olarak karşılamış, Kürtleri seçim barajının altında bırakarak parlementoya sokmama konusunda ise zımnen anlaşmışlardır.

Egemen ulusun egemen sınıf bloklarının izlediği bu politika karşısında ezilen ulusun partileri ve örgütleri, taviz ve fedakarlık hattına girerek geniş bir Kürt ittifakı kurma, bu ittifakı ezen ulusun demokratik parti ve örgütlerine doğru genişletme ve böylelikle hem ezilen ulusu, hem de ezen ulusun ezilen kesimlerini ittifak çevresinde birleştirme yeteneğini gösterememiştir.

Genel manzara, devlet imkanlarını kullanan birinci bloğun daha hakim ve avantajlı olduğunu gösteriyor. İkinci blok, Kürtleri dıştalamamış olsaydı, birinci blok mevcut avantajlarını önemli ölçüde yitirmiş olacaktı. Bu durum, blokların sınıf kardeşliği ve ortak çıkarlar konusunda zımnen anlaştıklarını, birinin zaferinin diğeri için bir felaket değil, öncekiler gibi alışılagelmiş bir nöbet değişimi olduğunu gösteriyor.

Tüm bunların ötesinde, ekonomik ve sosyal belirtiler, sinyaller, kazananın koltuğa değil, ateşe oturacağını, eskisi gibi yönetemeyeceğini gösteriyor.

Gazete Patika
7 Mayıs Pazartesi 2018