ÇAĞIMIZ DİĞER ÇAĞLARDAN DAHA HINZIRDIR

Erdoğan, Efrin’ den sonra sıranın Menbiç’te olduğunu ve ordunun altı ay içinde Irak Sınırına dayanacağını yani Batı Kürdistan’ı işgal edeceğini söylüyor. Bu, Türk burjuvazisinin yarım yıllık bir savaş planı olarak beliriyor. Bu planın ciddi bir şekilde yürürlülüğe girip girmemesini Efrin’deki savaşın sonucu ve bilançosu belirleyecek. Türk devleti eğer umduğu sonucu, kendi planladığı makul süre içinde alabilirse, kayıpları umduğundan çok daha fazla olmazsa iştahı kabaracak ve ikinci bir saldırıya geçecektir. İkinci saldırı, savaşın bileşenlerini ve seyrini değiştirebilecek bir durumu beraberinde getirebilir.
Türk devletinin bu planına karşı, Kürt direnişinin planı ise genel bir seferberlik içinde olmak, stratejik ana dayanak olarak görülen Kürt halkına ve dağlarına dayanmak, saldırıya uğrayan her yaşam alanını son neferine kadar savunmak ve Kürdistandaki direnişin Türkiye’deki demokrasi mücadelesine doğrudan hizmet ettiğini bıkıp usanmadan Türkiye halklarına anlatmak şeklinde beliriyor.
Savaşan güçlerin planları bu. Hayatın planı nedir bilemiyoruz. Hayat, sandığımızdan daha dürüst, daha alçak ve daha şerefsizdir. Gerçekten bilemiyoruz. Bildiğimiz tek şey, savaş alanında, Suriye’de, dünyanın iki büyük gücünün, açık ve gizli, dolaylı ve doğrudan, sinsi ve iki yüzlü bir şekilde birbirleriyle cebelleşmeleridir. Tüm bu cebelleşmelerin, işgallerin de dört parçadaki kırk milyon boyunduruklu Kürdün uyanmasına hizmet ettiğidir.
Çağımız, diğer çağlardan daha hınzırdır, boyundurukları zorlama hususunda. Büyük acılara ve büyük devrimlere gebe bir çağdır çağımız.
GAZETE PATİKA