HARPAGON HESABI


HARPAGON HESABI

Çok uluslu tekeller, iki ana cephe şeklinde dalaşıyorlar Ortadoğu’da. Batı Cephesinin liderliğini Amerika, doğununkini ise Rusya yapıyor. Her iki cephenin de Ortadoğuda vazgeçilmez stratejik çıkarları ve müttefikleri var. İsrail, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan, batının Ortadoğu’daki Stratejik müttefikleridir; İran ve Suriye ise doğunun...
Batı cephesi kendi içinde, Amerika ile Avrupa, Amerika ile Türkiye arasındaki çelişkilerden dolayı sorunludur. Kürt sorunu, Amerika ile Türkiye arasındaki çelişkinin ana nedenidir.
Türk Harpagon’u, Batı Kürdistan’ı işgal etmek için öteden beri planlar hazırlayıp duruyor. Burası onun için kuzeyde sürüp giden savaşın bir arka cephesi, lojistik ikmal merkezi ve moral kaynağı olarak görünüyor. Burayı bastırmadan kuzeydeki savaşı bastıramayacağına inanıyor. İşgali, Efrin’den başlayarak ve sürece yayarak, kesintili ve aşamalı bir şekilde tamamlamayı umuyor.
Amerika, İŞİD’e karşı mücadelede çıkarları kesiştiği için Batı Kürdistan ile birlikte hareket etmiş, destek sağlamış, orada küçük üsler kurmuş ve Rusyanın Ortadoğudaki biricik arka bahçesine, Suriye’ye yerleşmişken, Türkiye’nin böyle bir durumu, Rusya lehine bozmasına seyirci kalır mı kalmaz mı?
Türkiye Amerika’nın stratejik müttefikidir, Batı Kürdistan ise taktik müttefiki. Eğer bir gurur kırılması, bir savaş hatası veya kaza kurşunu olmazsa, Amerika diğer emperyalistler gibi her zaman yaptığını yapar. Taktik müttefikini, stratejik müttefikine kurban eder. Altmışlı yılların ortalarında bunu yaptı. Baas rejimine karşı Şah’la birlikte mücadele ederken Mela Mistefa Barzanî‘yi İran üzerinden silah sevkiyatıyla destekledi. Şah’ın Baas’la uzlaşmasını sağladıktan sonra da Barzani’yi desteksiz bırakıp Baas karşısında yenilgiye mahkum etti. Aynı şeyi, oğul Barzani’ye yaptı. Kerkük ve Güney Kürdistan topraklarının bir bölümünün, petrol kuyularının selameti karşılığında Irak devleti tarafından ilhakına onay verdi.
Amerika ve Rusya, Efrin’in işgali durumunda bir çok hesabı aynı anda kuruyor. Amerika, her şeyden önce İşgali ve işgal durumunda ise stratejik müttefiki Türkiye ile çatışmayı istemiyor. Öte yandan, kendi kontrolünden çıkma eğilimi gösteren, söz dinlemeyen Türk Harpagonunun Suriye batağına daha derin saplanması durumunda, Esat ve Rusya ile karşı karşıya kalacağını ve yeniden Amerikan inayetine sığınacağını hesap ediyor. Rusya ise işgalin Türk Amerikan ilişkilerini iyice gereceğini, NATO’nun güney kanadını sarsacağını ve batı kamuoyunda tepkiye yol açacağını hesap ediyor.
Sonuç olarak Efrin’in ve giderek Batı Kürdistan’ın işgali, oldukça zor bir iştir. Gerçekleşirse, Türk Harpagon’u içte ve dışta taktik bir başarı elde etmiş olmakla kalmayacak, Kobani kapılarında yenilen İŞİD’in intikamını da Kürtlerden almış olacak. Harpagon’u değil, Ksantos’un direnişini, haklılığını ve gururunu yücelten tarih, Türk Harpagonu’nun böyle bir işgale tevessül etmesini istiyor. Böyle bir işgal, Kürt milli bilincinin daha bir alevlenmesine, bağımsızlık sorununun, çok daha şümullü bir şekilde tarihin ve dünya kamuoyunun gündemine girmesine yol açacak.
Musibet, gücü oranında uyarıcı ve öğreticidir.

Gazetepatika