‘68’de, hayal gücünü, sanattan iktidara taşımak istedi Paris. Ruhumu, deprem gibi sarstı bu anlam... Ötekilerin sesleriyle doldum. Düşünmeye başladım, çıktım sokağa. Genelde hayat bilinçsizdir. O, kendi bilincine, yaratıcı yetilerimizi ve illetlerimizi seferber ettiğimiz zaman; bastırılmış iç dünyalarımızın olanca enerjisiyle özgürlük alanına çıkardığımız zaman kavuşur. İşte ben orada, ateşin nirengi noktasında, “Barikatlar Gecesi”nde buldum kendimi. Hayal edemediğim müthiş bir andı. Fetişin silindiği, hakikatin yanılsamayı zaptettiği bir an.”


DİĞER KİTAPLAR