BELEŞ YAŞAM

1969’dan bu yana fazladan yaşıyorum. Çapadaki çatışmada veya Kanlı Pazar’da ölebilirdim. Filistin’e giderken, geceleyin tam da mayınlı tarla kıyısında yakalanırken vurulabilirdim. Filistin’de vurulabilirdim. Dersim’de, Muhundu Karakolu baskını anında, kulağımın dibinden vızır vızır geçen aç kurşunlardan birisi kafama isabet edebilirdi. Vartinik baskını anında, üzerimize yağan kurşunlardan biri beni bulabilirdi. Esenler baskınında veya sorgulama anında, faili meçhul listesine eklenebilirdim. Askerden kaçıp geceleyin Meriç ırmağını geçerken bir jandarma kurşununa denk gelebilirdim.
Elli yıldır fazladan yaşıyorum. Buna beleş yaşam denir. Güzel ve anlamlı serüvenlerimden ve de dolu dolu geçen beleş yaşamımdan memnunum. Cemal Süreya, sevdiğim şair, “üstü sende kalsın,” demişti. Ben diyemiyorum.