Devrimin sürgündeki sanat elçisi

Devrimin sürgündeki sanat elçisi24yıldır politiksürgününedeniyleTürkiye’yegirişi yasak olan, 68kuşağının öncükadrolarından ve saygınisimlerinden; yazar, şair,ressam, MuzafferOruçoğlu, Ankara’da78’liler Derneği’ninhazırladığı Çağdaş SanatlarMerkezi’nde gerçekleştirilen UtançMüzesi’ndeki sergisine tablolarınıgönderdi ama bu sergi ile çok iyibağdaşacağını düşündüğü birçalışmasını yollayamadığı için çoküzgündü. Hollanda’nın Den HaagBelediyesi’ne ait Sergi Salonu’ndadüzenlenen kişisel resimsergisin’den ‘insanda dehşetduyguları yaratıyor’ gerekçesiyleçıkartılan, yaşanan acıların birbölümünü hikayeleştirdiği otablosunu 12 Eylül’ün başkent’indeyerini almasını çok istediğinimesajla ileten, sanatçı, şimdi deAnkara Batıbirlik Sanat Galerisi’nde‘çoğul yalnızlık’ başlıklı 53’üncüsergisini açtırdı. Çalışan işçileriözellikle madencileri, kadınları,Avustralya’nın gerçek sahipleri yerliAborjin’leri , ezilen insanlarıçizmesini siyasetine, sosyalistgerçekçiliğine bağlıyor sanatçı.İronisi olan çalışmalarını da mizahaolan yatkınlığına. Bu nedenle efsaneve masallar ayrıca gerçeğingörünen, bilinen sıkıcı yanlarınıyalanla, gırgırla, şamatayla aşanTerekemeler ve Bektaşiler onun hepilgisini çekmiş. Kurallarla,dayatmalarla belirlenmiş ciddiyetialaşağı etmek olmuş amacı.Oruçoğlu şöyle diyor: “Baskı yaitaat öğretir, ya da itirazı. Ben itirazıöğrendim” Anlamda didaktik öğeyi,derinliği hep düşündüğünübelirtiyor sanatçı. Sürrealist,gerçeküstücü, dışavurumcuressamın çalışmaları 16 Ekim’ekadar izlenebilir. Aynı zamandaheykel çalışmaları da olan MuzafferOruçoğlu ulaşım sorunu nedeni ilebu eserlerini Avustralya dışındasergileyemiyor. Bugüne kadar 7ülkede sergi yapan sanatçı, ayrıcabunun dışında, Avrupa veAvustralya’nın farklı kentlerindekonferanslar veriyor. Bugüne kadar22 konferans ve etkinliğe katılmış.Avustralya’nın Melbournekentinde yaşamını sürdürensanatçının asıl işi yazarlık. 29basılmış kitabı var . Bunların 13’üroman, 6’sı şiir, diğerleri de edebiyatyazıları, denemeler, öyküler ve kadınsorunlarına ilişkin eserler. Bir dekendi sesinden şiir CD’si var.Oruçoğlu; şiirin, romanın, resminhepsinin aynı duygunun, yani dilinifadesi olduğunu söylüyor. Resmin,fırça ve renkler aracılığı ilediğerlerinin de kalemle, söz ileortaya çıktığına inandığını belirtiyor.Kars’ ın Göle kazasına bağlı BüyükZavot köyünde doğan Oruçoğlukendi köyünde ve komşuköylerindeki ilkokul eğitimininsonunda Kars’ta ortaokulu bitiripÖğretmen Okulusınavlarını kazanarak RizeÖğretmen Okulu’na, ikiyıl sonra da İstanbul ÇapaYüksek ÖğretmenOkulu’na gider. Bu yatılıokulun Hazırlık Lisesi’nibitirerek Fen FakültesiMatematik Astronomibölümünde okur . 67’ deiçlerinde İbrahimKaypakkaya’nın da olduğu 9arkadaşıyla birlikte Amerikan 6.Filo’suna karşı yayınladıkları bildirigerekçesiyle Çapa Yüksek ÖğretmenOkulu’ndan atılır. 68 öğrencihareketlerine katılır. FKF (FikirKulüpleri Federasyonu ) İstanbulBölgesi Bilim ve Sanat Komitesiüyesi olarak çalışır. 1969’da bir Dev-Genç’li olarak Akhisar ve Ödemişmitinglerini örgütler. Yine 1969’daDeğirmen Köyü’ndeki toprakişgaline katıldığı için tutuklanıpSilivri Cezaevi’ne konulur. 1970’deKöylü Bürosu Başkanlığı yapar.Köylüleri toprak işgaline teşviknedeniyle ikinci kez tutuklanıpKeşan Cezaevi ‘ne konulur. Dört aysonra tahliye olur. Türk SoluDergisi’nin Yazı Kurulu üyesi olarakçalışır. 12 Mart 1971 Darbesi’ndensonra TİİKP ve Doğu Anadolu BölgeKomitesi üyesi olarak Siverek’egönderilir. 1972’de Parti Müfettişiolarak Filistin DemokratikCephesi’ne gider ve bir aylık askerieğitimden sonra döner. 1972’deTKP(M-L) kurucuları arasında yeralır. 1972 yılının Ocak ayında TunceliDersim’e gider ve Vartinikbaskınından iki ay sonra, yani1973’ün Mart ayında oradan ayrılır.Böylece Dersim dağlarında veköylerinde bir yıllık seyyar yaşamıolur. 1973’te İstanbul’da yakalanıpömür boyu hapse mahkum edilir.Günleri şiir ve roman yazarak geçer.Mahkumiyeti sırasında üç kezkaçmaya teşebbüs eder. 14 yılyattıktan sonra askere gönderilir.Askerden 40 gün sonra, Mayıs1986’da Yunanistan’a kaçar.Fransa’da iltica eder. Yeniden romanyazmaya ve resim yapmaya başlar.Çeşitli dergilerde ve çeşitli konulardamakaleleri yayınlanır. 1988’deevlenerek Avustralya’ya yerleşir. Bukıtada ilkin iki yıllık resim ve heykelKoleji’ni ( Greensborough TAFECOLLEGE- NMIT ) bitirir. Dahasonra Royal Mebourne TeknolojiEnstitüsü’ne ( RMIT ) bağlı , PUBLICART bölümünde üç yıl Resim veHeykel eğitimi alır.Muzaffer Oruçoğlu, sanatçıkişiliğinin oluşmasında, KöyEnstitüleri’nin olumlu işleyişlerinibüyük ölçüde taşıyan ÖğretmenOkulları’nın ( 1964- 1966 ) büyükrolü olduğunu edebiyata ve resmebu sayede ilgi duyduğunu, buokulların resim ve heykelatölyelerinin ruhunun ilk mimarlarıolduğunu anlatıyor.Çok güzel şiirleri var amaOruçoğlu, artık şiir yazmayı nedenönemli ölçüde bıraktığını bizesamimiyetle açıklıyor. ‘_ 12 Mart ve12 Eylül dönemlerini cezaevindegeçirdim. Kesintisiz 14 yıl yattım.Parmaklıkların arkası; özgürlüğeözlemi, kendini ifade etme vekendinle hesaplaşma isteği yaratırinsanda. Cezaevi sürecinde resimkendimi derinlemesine ifadeetmenin bir aracı olarakgörünmüyordu. Bunun olanaklarızayıftı. Romanda karar kılmıştım,ama romanı sık sık yapılanaramalardan koruyamıyordum.Zaten geçmişte acısını çekmiştimbunun. Bir romanımı sağcılar tahripetmiş, diğer romanımı da şiirlerimleberaber, 12 Mart’ı izleyen aylariçerisinde, 1972’de babam,korkudan sobaya atmıştı. İlk şiirkitabım için yedi buçuk sene hapsemahkum oldum. Şiirlerimin birindedüşünceye dayalı suç unsurlarıbulundu. Ayrıca, hapisteykenmahsur kaldığım işkencetecrübemden yola çıkarak yazdığımromanım için de üç buçuk senehapse mahkum edildim. Bunundışında birkaç ayrı duruşmadayaptığım savunma ifadeleri dehukuka aykırı bulundu. Toplamolarak 14 yıl ceza böyle çoğaldı.Cezaevi’nde kolay zulalayabildiğimiçin şiirde yoğunlaşmıştım ve bolbol okumuştum. Şiir kendimiyeniden yaratmamın bir aracıolmuştu diyebilirim. Cezaevindençıktıktan sonra, zorunluluk ve baskıdöneminin uğraşısını yani şiiribıraktığımı söyleyebilirim. Geriyeresimle roman kaldı. İyiceyaşlanınca içlerinden zor olanıbüyük bir ihtimalle romanıbırakmak zorunda kalacağım gibigözüküyor. Yazar Fakir BaykurtAvustralya’ya geldiğinde resmibırakmamamı, resimdeyoğunlaşmam gerektiğinisöyledikten sonra ardından şu sözgeldi: İnsanın en büyük ihaneti,yeteneklerine karşı işledikleridir.İnsan tüm yeteneklerini denemeninmutlaka bir yolunu bulmalıdır…Muzaffer Oruçoğlu’nunşiirlerinden örneklere geçerken,onun Ankara ile ilgili bir anısını sizokuyucularımla paylaşmakistiyorum. “Ankara’yı son kez,1986’nın Nisan’ında 14 yıllık bircezaevi yaşamından tahliye edilip,kelepçeli bir halde askeregötürülürken gördüm. Gezdiğim üçkıtada, hiçbir şehir iki askerinarasında yürürken seyrettiğimAnkara kadar şirin görünmedibana. İnsanların kafalarını çeviripbana bakmamış olmalarını birAnkara inceliği olarak yorumladımve yıllar sonra bir arkadaşım, ‘ O,incelikten değil, çok kelepçeligörmekten kaynaklanan bir haletiruhiyedendir ‘ dedi. Ama ben, onunbu yorumuna inanmak istemedim”IŞIK PRELÜDLERİ ŞİİRCD’sindeki Şiirlerinden :DEVRİMDamlada tufan gizliTufanda insan gizliSaldırdım imkansızaNagramda cihan gizliTOPRAĞIN CELLADA UYARISISabrınSabır sabır kabaranKızıl angısından korkEn keskin acıHalkın acısıdırÇatlatır mihenk taşınıHalkın acısından korkİnancı korkuyaKurdu kurda yedirirİnkar ettirirnamluya vuruşunuHalkın kanından korkKOLAY DEĞİLKolay değilYeryüzünün en görkemliEn ağır sorumluluğunu yüklenmekYani varım diyebilmekBilim uğrunaTutkun bir yürekle yürüyeceksinOnlarla birlikteAlimEmin ve dimdikOnların önündeOnlardan öğrenerekİlmik ilmik öğreterekAlkımlananYanan ufuklar ötesineAltın ateşte :İnsan işte sınanırSenEn basit en karmaşıkEn kolay en çetin işteDemirde güldeVe ateşte sınanacaksınGirdiğin sınavlardanYenmiş yenilmişÖlmüş dirilmişolarakVe yeryüzününgüzel masallarınıEn güzel miş’lerindenKurtararakAlnının akıyla çıkacaksınOnlarSende göreceklerEn yüce değerleriYaratıcılığı erdemiİnceliği iknacılığıSenden öğreneceklerKolay değilYeryüzünün en aydınlıkEn vahim sorumluluğunu yüklenmekYani varım diyebilmekKORKMAİşbilir saflardasınDonatan kahredenAydınlatanCesurFilozof saflardaFikir fikir içindedirAteş ateş içindeHem özde hem biçimdeCinnete girÖğren yenilgilerdenÇatlayan nardanMilyonlardanEngin saflardasınKorkmaDeğişik görüşlerinÇarpışmalarınKitlelerÇekişilmeyincePekişilmez diyorDoğrudurŞu gerçek iyi bilinirBilinçli disiplinİşçi demokrasisiToprağında filizlenirGönül göğününGüneşi görkemisiNemrud’un kılıcındaGiz olBürü dağları ovalarıNergiz ol