MUZAFFER ORUÇOĞLU’NUN SERGİ AÇILIŞINA GÖNDERDİĞİ MESAJ

Sevgili izleyiciler, arkadaşlar, dostlar;Serginin açılışına hoş geldiniz. Öncelikle bu sergiyi düzenleyen Babek Yayın’dan Ayhan Oruçoğlu’na, ayrıca Tevfik TAŞ’a, Kafkas Tanıtım Hizmetlerinden; Murat Kafkas’a, 78’liler Girişimi adına Celalettin Can’a, Ertekin ve Ahmet ORUÇOĞLU’na ve sevgili Karşı Sanat emektarları başta olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.Askerlik meselesini halledebilseydim, konuşmayı aranızda yapma mutluluğuna kavuşurdum. Askerliğe cezaevinden çıkarılıp, orta şiddette bir tokatlanma ve yemin törenine katılmayla başladım ve kırk gün sonra da bir Denizli horozunun ötüşündeki renkleri hayal ederek kaçtım. Seyrettiğiniz tablolarda bu kaçışın yarattığı mavi tonlara rastlayabilirsiniz.Çoğunlukla dört duvar arasında yaşayan bir insan olmamdan mıdır bilemiyorum, resmi ben, zaman zaman duvarların gücüne karşı özgürleşmenin bir aracı olarak kullandım. Havalandırmaya ya da maltaya çıkmamın, soluk almamın bir yolu gibi göründü bana. Soluk almakta güçlük çeken her insana, resim yapmayı öneririm. İnsan ruhu, renklerle oynamaya, fingirdemeye oldukça yatkındır. Derinliği yaşamak istiyorsak, derinlik, renklerle daha iyi yakalanıyor. İstanbul gibi kendini yiye yiye çoğalan, muhteşem ve yaratıcı bir renk kargaşasında yaşamış olsaydım, yine dört duvar arasına girerdim. Benimle o güzel kargaşa arasına giren duvarın gücüne karşı çizerdim, bu kez.Yaşadığım zaman diliminde kolaj tekniğini yaygın olarak kullanıyorum. Bulduğum her kağıdı her kağıdın, her bezi her bezin üzerinde sınıyorum. Bu teknik düşünceme de yansıdı. Düşüsel resmim, biçimin sürrealizmden, özün sosyalist gerçekçilikten alınıp, ruhumun tuvalinde birleştirilmesi şeklinde ortaya çıkıyor. Diyeceklerim bunlardan ibarettir, tümünüzü sevgiyle kucaklıyorum.

Muzaffer ORUÇOĞLU