Komün ahlakı mı? Sermaye ve din ahlakı mı?/ Devrim Kara


Komün ahlakı mı?  Sermaye ve din ahlakı mı?
"Çoğunluğun desteğini alamayan, zorla kabul ettirilen bir devrim, kendi aleyhine dönecektir. Devrim gönül işidir."
 Marcos
Her işte bir "hayır" var.
Tacizcileri ifşa hareketinin  kitaplara değil , tacizci ve linçcileri yaratan sisteme yönelmesini isteyen  Mozu'nun "tacizci" ilan edilesi manidardır...
Bu tartışmalar sayesinde feminist hareketin ve medya organlarının  su başlarını tutanların olayları okuma tarzını,bilinç seviyesini,dostu düşmanı iyice tanıdık.
Muzo ve Zafer yılmaz kadınlara değil,sistemin ve yancısı dinin ahlak canavarına taş attı.
Söylenen laf kadar kimin ne maksatla söylediği de önemli değil mi?
"Kadın sorununu  erkekler konuşamaz" tezi var.
Peki  gay,lezbiyen yada transseksüeller kadın sorununu  konuşabilirler mi? Ya aseksüel erkekler? Biseksüeller? Ya akışkan cinsel kimlikten  insanlar  konuşabilir mi?
Erkek kadına öpücük yollayamaz...
Peki Dünya'ya erkek bedeninde gelmiş bir kadın öpücük yollayabilir mi kadınlara?  Yada aseksüel bir erkek?
Aslolan beden mi ? Bilinç mi?
Bizler 5 erkek 1 kadın aynı evde günlerce  yatıp kalkıp kitap okuyan bir kültürden geliyoruz.Bizim kafamız meta ahlakçılığıyla  malül değil.
Bu tartışmaların devletin "kültürel alana hakim değiliz","her eylemde kadınlar önde" gibi demeçlerin , chp'deki taciz iddialarının (yandaş medya ensar vakfı tecavüzcülerinden hiç bahsetmiyor ) olduğu,üstelik  istanbul sözleşmesinin tartışıldığı  bir dönemde alevlenmesi düşündürücüdür.
Taciz etmek demek, "ısrarla rahatsız etmek" demektir.
Bir kadına İnternet yolu ile "selam güzel kadın" dersen,kadın da  bundan rahatsız olduğunu söylerse ,erkek aynı şeyi 2.kez söylediğinde  tacizci olur. İlkinde değil...
Anlaşılan memlekette İslamcılık güçlenince solun bir kesiminin zihnine  islam ahlakı sirayet  etmiş.
Komünistlerin % 99'u sermayenin ve dinin ahlak anlayışından bir şekilde  etkilenmiştir.
Balerine  dinin penceresinden bakarsan "ahlaksız" dersin.
Aklın,sanatın ve bilimin penceresinden bakarsan " ne güzel dans ediyor "dersin. Balerine bakınca cinsel uyarımlar alıyorsan sorun balerinde değildir sendedir.
Kendisine çeki düzen vermesi gereken balerin değil,sensin.
İnternet'te birine  şakayla karışık "seni yerim" derseniz yemiş olmazsınız.
"Seni öperim " dediğinizde dudaklarınız fiber kablodan geçip 12.500 km yol alarak karşıdaki kadını öpmez.
Hakaret ve küfür bile, son duruşmada düşünce özgürlüğüdür. Karşılığı hapis,küfür,tecrit,dayak,hakaret,itibar suikastı,kitap yakma yada para cezası  olamaz...
Geçmişte gençlere el uzatmak isteyen bir  sapkını eşek sudan gelene dek döverek  burnunu kırdım. Halkın ve yargının 'sapık' dediğine bilim "hasta " diyor. Herifi döverken  serçe parmağım yerinden çıktı, ilgilenmedim ve kısa kaldı. Kısa parmağıma her baktığımda  bilimi düşünürüm..
Şimdiki aklım olsaydı o adamı dövmez tedavi ettirmeye çabalardım.
Sosyalist insan bilime kulak vermeli ,akılcı olmalı ,değişimin büyük gücüne inanmalı.
Karısını döveni dövmüşlüğüm, izinsiz 8 Mart eyleminde  joplarla  ezilen  Kürt anaları kurtarırken kafamı kırdırmışlığım da var.
Yoksul ve esir kadınlarla ilgili çalışmalar da yaptım.Türban yasağına karşı düzenlenen eylemlere de gittim.
Toptancılık ticarette iyi, ideolojik mücadelede kötüdür. Toptancı kafa  bize "Tacizciyi savunuyorlar " dedi...
Biz tacizciyi savunmuyoruz ,sizin  bilinciniz  cins öfkesi,sermayenin namus anlayışı ve grupçulukla sakatlanmış.
İfade, savunma,adil yargılanma hakkına ve  kitaplara bu yüzden düşmansınız.
Bu yüzden cins kininiz sınıf kininizden çok daha kuvvetli.
Son yaşanan tartışmalar küçük burjuva  fikirlerinin Kürt hareketi içine nasıl  sızdığını da berrak bir şekilde gösterdi.
Kaba erkek düşmanlığı,sınıfsal mücadele yerine cins mücadelesinin konulması, "kadın her koşulda haklıdır" ,"Tüm erkekler potansiyel tacizcidir" yaklaşımı komünizmin feminizm anlayışına  uygun değildir.
İlçeler tanklarla bombalanırken Taybet ananın cenazesi 7 gün sokakta kaldı.
O dönem Amed'e yürümek için 10 insan bulamadık.
Kadın gerillanın kafasının kesilmesini protesto etmek için bir araya gelmeyen 50 kadın kurumu "kitaplara dokunmayın ,sisteme yönelin " diyen 50 yıllık devrimciyi  protesto etmek için ışık hızıyla bir araya geldi.Ne azim ama...
Sistemin kıçına mor bir iğne batmasının,kadınların bağımsız örgütlenmesinin  komünist harekete zararı yok. Sorun sistemi es geçip salt erkek cinsine düşman olmakta.
Eşcinsellerin kadınlardan, kadınların erkeklerden daha çok ezildiği ortada...
Buna rağmen; "Sadece  erkekler tacizcidir" tezi sorunlu.Bir akvaryumun suyu pis ise,sadece erkek  balıklar etkilenmez.
Cinsel yönelimi mühim değil, internette birine "tanışabilir miyiz ? mesajı atmanız  sizin tacizci olduğunuz anlamına gelmez.
Sizinle konuşmak istemeyen yanıt vermeyebilir,yada sizi engelleyebilir.
En büyük ahlaksızlar en sert ahlak savunucuları arasından çıkar.
Zaten ahlaklı biri zart zurt ahlak vurgusu yapmaz.Bunu ahlaksızlar yapar.
Ahlak ,ahlaksızları kamufle eden bir maskeye benzer.
Erdemli olmak için  evvela  bilge olmak gerekir.
Bilge olmayan biri kaş yapayım derken göz çıkartır,kuyuya bir taş atar kırk akıllı çıkartamaz, "kadınların özgürlüğüne katkı sunuyorum derken" kadının özgürleşme mücadelesine zarar verir.
Avrupa 77 insanı katleden faşiste yüzlerce sayfa savunma yazıp okuma hakkı tanıdı. Sscb'nin çözülmesinin nedenlerinden biri de muhaliflerine bu hakkı tanımamasıdır.
Her insan suçu ispatlanana dek masumdur.(Buna liseli erkek öğrencisiyle yatan kadın öğretmen de dahildir )
İki tarafı da dinlemeden ön yargı ile verilen karar  doğru olsa bile eksiktir.Burjuva hukukunda bile göstermelik bir savunma hakkı vardır.
İfade,savunma ve adil yargılanma hakkı oksijen kadar mühimdir.
Birilerinin 10 sahte hesap açıp bir insan  hakkında suçlamalar yapmış olması tüm bu  iddiaların doğru olduğunun kanıtı değildir.
Lince karşı duruş önemli bir duruştur.
Teşhir,ifşa,sindirme ,bastırma, kitap düşmanlığı,yargılama hakkının gasbı ve linç de tecavüz kültürünün ürünleridir...
Bir insanın tacizi net olarak ortaya çıksa bile ona sövmek,dövmek,kovmak hatadır.
Suçu toplum hazırlar suçlu işler. Teşhir,linç,göz dağı gibi metotlarla cinsel suçlar önlenemez,önlenseydi İran bu suçları idamla önlerdi.
Neden parasıyla onlarca kadın satın alıp kendisine kişisel  harem kuran emlak vurguncusu Ali ağaoğlu'na laf edilmiyor da,sokaktaki kadına laf atan yoksul genç dövülüp hapse atılıyor?
Neden kentlerdeki zengin semtlerde yaşayan  feministlerin önceliği bireysel,cinsel,iktisadi özgürlük de, varoşlarda yaşayan kadının temel derdi "iş,aş,kreş,dayak yememek ,öldürülmemek?
"Kadının beyanı esastır" demek  "kadının her söylediği doğrudur" demek değildir.Kadınların sözleri doğa  kanunu falan değildir.
Kadın,erkek yada gay her cins yalan söyleyebilir.
Teşhir de bir silah olabilir ama bu silahın yanlış kullanımı masum insanların canına mal olabilir. Toplumun yoz kesimi  tarla davası yüzünden  kız çocuğuna "amcam beni elledi" dedirtmektedir. Amcanın suçsuzluğu ortaya çıkana dek hastahanelik edilir. Sübyancılıkla suçlanan bir adam ceza evinde kendini asmıştı. Bu olaydan bir süre
sonra  adamın masum olduğu ortaya çıktı.
Ahlak ve namus göreceli kavramlardır. Hayvana tecavüz edenlere son derece karşıyız ,diğer yandan  nar gibi kızarmış tavuğa,kuzuya da hayır demiyoruz.
Yaşam hakkına tecavüz ,tecavüzlerin şahıdır.
Memeleri açık dolaşan Amazon kadını "ahlaksız" değildir.
Londra'da birine "Eşiniz çok güzel" dediğinizde  teşekkürü kaparsınız. Aynı şeyi Bayburt'lu bir adama derseniz dayak yersiniz.
Ahlak anlayışı döneme,yöreye,kültüre ve zihniyete göre değişir.
Tabuları yıkmayı programına almayan devrimcinin yaptığı devrimden  hayır gelmez.
Görünen devleti yıkmak görece kolay, zihinlerin içinde saklanmış görünmeyen devleti yıkmak zordur.Görünen devleti görünmeyen devlet ayakta tutar. Görünen devleti yıkmanın yolu zihinlerde saklanan görünmeyen  devleti yıkmaktan geçer.
"Kadının taciz olarak algıladığı her şey tacizdir"  yaklaşımı kaba bir yaklaşımdır.
Sınıf öfkesinin  yerine cins öfkesini koymak  sapıkları ve linçcileri  yaratan asıl düşmanı es geçmek anlamına gelir.
"Bu romanda cinsellik  var,demek ki yazar "sapık" ,"bu kitapları yırtalım" yaklaşımı ilkel bir yaklaşımdır. Eserinin suçu ne? Jack london alkolikti ama alkolizmin kötülüğü hakkında romanı var. 
Tacizci biri tacize karşı roman yazmışsa onu da yakacak mıyız? 
Bu kafanın sanata tüküren siyasal islamcı kafadan  farkı yok.
Marx'ın  evli olmasına rağmen hizmetçi kadın Helene ile ilişki yaşadığı söylentileri var.Romana kızan kafa  bunu sol adına  yapıyor.
"Marx  zampara" o halde bu mantıkla  sosyalizmi de savunmayalım.
Diğer yandan bu tavırlara çok şaşırmamak lazım..
Biz Erol taş'ın "Neden o  masum kıza  tecavüz ettin  şerefsiz"  denilerek  taşlandığı bir memleketin insanlarıyız. "Kadınlara saygılı ol orospu çocuğu yoksa ananı bacını ..kerim" zihniyeti ,işid zihniyeti kadar tehlikelidir.
"Beni eleştiren herkes ya  maçodur, ya kadın düşmanı,ya potansiyel sapık ,yada sapık yaveri" yaklaşımı geri bir yaklaşımdır.
Feminist felsefede de yeri var " bastırmak da bir çeşit tacizdir"
X isimli erkek hakkında taciz iddaları var.
Yargı ,araştırma ,tanıkların dinlenmesi,ifadelerdeki çelişkiler, infaz hepsi 24 saatte biter ve ceza kesilir.
Kaba feminizmin tarzı budur. Ben tacizcilerden nefret ederim ,ama aynı oranda ön yargılı ve  sığ yaklaşımları olan,tüm etik değerleri  ayaklar altına alan,linçcileri de sevmem
Sanal alem halk mahkemesi salonu  değildir.
Kolaylıkla maniple edilebilecek ; itibar suikastı,kitap yakma,hakaret,küfür, teşhir ve linç yöntemleri  mücadele silahları olamaz.  Lağım suyu ile duş alınmaz. Amaca giden her yol mubah değildir.İşkenceciye işkence yapmak  bizi işkenceci yapar.
Linç cezalandırma değil intikam ve göz dağı yöntemidir.
Bu yöntem bilimsel ve etik değildir.
Kadın sorunu tek tek sapık avlayarak  çözülemez.
Tam tersine bu tavır ,gerçek düşmanı perdeler,kadının köleliğini daha da  sağlamlaştırır.
"Erkek egemenliğini yıkacağız ,yerine kadın egemenliğini kuracağız" yaklaşımı garip bir  yaklaşım.Ne kadar çok mermin olursa olsun iyi nişan alamıyorsan düşmanı vuramazsın.
Pratik geriliği kamufle etmenin yollarından biri de teoride  mangalda kül bırakmamaktır.
Bir kaşık suda fırtına kopartmanın,popülizmin,eril devlet,din,aile orta yerde dururken kelimeler arasından zorla tacizci peydahlamanın, kalemini ve fırçasını tam yarım yüzyıl kadın,erkek,hayvan ve doğanın kurtuluşuna adamış insanlara saldırmalarının temel  nedeni budur.
Kadınsız devrim olmayacağı gibi erkeksiz devrim de olmaz, farklı cinsel yönelimlerin,doğanın ve hayvanların  haklarını savunmadan yapılan devrimden hayır gelmez.  Kadın,erkek ve farklı cinsel yönelimler ittifak kurmadan eril kapitalizm,meta ve din ahlakı yok edilemez.Tüm devrimciler yoldaştır.
68 Devrimcileri birbirleri için can veriyordu ,şimdikilerin bir kısmı diğerlerini  rakip olarak görüp, gözlerini  oymak istiyor.
Solun sağ gözünü sol gözüne düşman etmek ,zaten zayıf olan kadın erkek ittifakına zarar verir,devrimci dayanışmayı zayıflatır,sermayenin ekmeğine yağ sürer.
Muzo ve Zafer yılmaz  kadınları  taciz etmedi. Sermaye ve dinin ahlak anlayışı onları taciz etti. Bu insanların sözlerini sermaye ve dinin  ahlak anlayışı ile yorumlayanlar olayı taciz olarak algıladı.Elinde  çekiç olanlar herkesi çivi olarak gördü.
Küfre ve hakarete  bulaşmayan kadınların eleştirilerinde sorun yok.Sorun tartışmayı kişiselleştirenler de. Tartışmayı bahane edip eteklerindeki  taşları dökenlerde,linç kültürüne kapılanlarda,devrimcileri kendisine rakip olarak görenlerde,grupçuluk yapanlarda...
Halk, feminist  hareketin  hata ve zaaflarına dikkat çeken insanlara "erkek dayanışmacısı" ," tacizci ","tacizci savunucusu " diyenlere prim vermemeli.
Devrimciler de  yanlış anlaşılacak , maniple edilecek ,tacizcileri ve komplocuları  mutlu edecek sözler söylememeye dikkat etmeli.
Devrimci  adeta vakitsiz öten bir horoz gibidir.
Biz Kaypakkaya'dan bunu öğrendik.
Aydının hasosu vakitsiz öter ve linç yer.
Aradan elli yüz sene geçtikten sonra da heykelleri dikilir.
Kadın hareketinin içi boşaltılıyor.
 Kadın özgürlüğü adına  kaba ahlak savunuculuğu yaparak, kadın köleliğinin  sağlamlaştırılması ironiktir.
Kadın taciz ve tecavüzlerinden  yaka silken feministlerde fare korkusu kedi sevgisini arttırmıştır.
[Komün tv'ye konuşan Bilgin eski; " Bu duyarlılık abartılırsa  yakında erkekler kadınlara dilekçe ile çıkma teklifi  yapacak" diyerek beni gülümsetti.]
Kadını erkeğe köle yapan penis mi yoksa  mülkiyet sistemi mi?
Devlet için kurşun atıp yiyerek  çuvalla doları götüren Tansu çiller eril kapitalist sisteme erkeklerden  daha çok hizmet etmedi mi?
O halde;cins değil sınıf mücadelesi!
Maçoluk yada erkek cinsi düşmanı feminizm yaklaşımı değil kadın ve  erkek dayanışması!
Grupçuluk değil, devrimci dayanışma!
Sermayenin ve dinin değil komünizmin ahlakı!
Teşhir,linç,dedikodu,küfür,hakaret değil;eleştiri ve öz eleşti!
Not:
 Muzaffer Oruçoğlu  Karyatid'ler eserinde kadın sorununu incelemiştir.Ülkedeki ilk sosyalist kadın dergisini çıkartanlardan biridir. İlk kadın devrim kaybı Meral yakar'ın yoldaşıdır.
Muzo'nun  siyasi çizgisinin programında  kadının kurtuluşu da vardır.
"Uçurum geyikleri" eserinde Barbara anna kistler'in yaşamından kesitler sunmuştur.
Romanlarında kadın kahramanları öne çıkartmıştır.Cinsel özgürlüğü savunmuştur.
"Grizu "romanında kadının eline silah vermiştir.
"Tohum" romanında hemşireyle aşk yaşamak isteyen  bir parti  taraftarı Azeroğlu karakteri tarafından halkın değer yargılarına dikkat çekilerek  eleştirilmiştir. Azeroğlu özgür aşka karşı değildir ,derdi halka ters düşmemek ,yanlış anlaşılmamaktır.
Yine "Tohum"  romanında gönlünün istediğiyle birlikte olan ve  bu yüzden köylüler tarafından dışlanan  kadını destekler. Sanatçı eserinde bu kadının devrimcilere  nasıl kucak açtığını, devrimci gençleri elleriyle yıkayıp  kendi iç çamaşırlarını giydirdiğini anlatır.
"Mengene" romanında eş cinsel mahkuma  yapılan baskıları eleştirir. Muzo'nun kadın öyküleri , kadın  tabloları vardır. Pandemiye kurban giden son sergisi 8 martta açılmıştır  ismi Kadın ve emek'tir.

Çizim Aşkın Ayrancıoğlu