Bir Kaç Gündür Süren Muzaffer Oruçoğlu Tartışmaları Üzerine/Osman Uludağ

Tartışmalarda arkadaşların bir bölümü, Muzafferin Linç edilmeye çalışıldığını, tacizci ve tecavüzcü gibi suçlandığını söyleyerek onu her bakımdan savunmaya çalışıyorlar. Ancak benim okuduğum eleştirilerin hiç birisi Muzafferi tacizlikle suçlamıyor. Eleştiriler, onun Komün tv de ve peşinden gelen tweete rde söyledikleri ile ilgili. Muzaffer tacizi sıradan bir olay gibi göstermek ve dolayısıyla suçu hafifletmekle suçlanıyor. Kendisi  konuşsa belki sorun fazla cıvımadan anlaşılır hale gelebilirdi. Ancak onun pek söz almaması, onu savunan arkadaşların, olaya başka  konuları da ilave ederek veya sözleri olaydan koparıp genelleştirerek tepki vermesi tartışmayı hem alevlendirmiş, hem de anlaşılmaz hale getirmiştir. Bu minval üzerine de sürmektedir.
İroni yaptığı söylenerek Muzaffernun sözleri yumuşatılmaya çalışılmaktadır ama Muzaffer bu konuda henüz bir söz söylemedi. İroni yapmak istediğini kabul etsek bile gülebileceğimiz bir ironi değil.
Burada "dudaktan öpmenin" nimetleri üzerine genel bir tartışma yapmıyoruz. Ortada somut bir olay var onun üzerine konuşuyoruz. Olay şu: Hasan Ali isimli yazar, mesleğiyle ilgili çalışmaları sırasında kadınlara elle, sözle, öpücükle vs. tacizde bulunuyor. Bunu 20 kadın teyit ve ifşa etti. Bir kişi sistematik olarak taciz eyleminde bulunuyorsa, o kişi amasız, fakatsız bir tacizcidir. İşin korkunç tarafı, bu 20 kadın uğradıkları bu tacizleri birbirlerinden cesaret alarak ancak bugün söyleyebiliyorlar. Kimbilir daha ortaya çıkmayan ne kadar kadın var. Sağolsun Komün tv. bu olayı gündemine taşıdı ve Muzaffere mikrofonu verdi. Muzaffer yoldaş gerçi bunun bir taciz olduğunu ve kadınların haklı olduğunu söyledi ama, aynı zamanda bunun her tarafta olduğunu, bunun yüzünden yazarın "linç" edilmemesi gerektiğini, 20 kadının hepsinin doğruyu söylememiş olabileceğini, o yazarında dinlenilmesi gerektiğini vs söyleyerek tacizi sıradanlaştırdı, önemsizleştirdi ve kadınların beyanını esas almayarak, onların şahitliğini şüpheye düşürdü. Muzaffer daha sonra herkesin bildiği tartışma konusu olan o tweeti yayınladı. bu tweeter bir kadın izleyicinin Muzafferi "kadın düşmanlığı" ile itham etmesine karşılık olarak yazılmış. Arkadaşımız şöyle böyle kahraman kadınları ve özel olarakta o suçlamayı yapan kadını şurasından burasından öperim diyor ve karşıdakinin izni varmı yokmu bunun ayırımı yapmıyor. Kendisine suçlama yapan kadını bile; “acaba sözlerimden incinir mi?“ diye düşünmeden öpüyor. Belki de yanılıyorum. Tweetin başlangıcına “öpmeme kızmayın“ dediğine göre belki de kadın arkadaşın kızacağını bile bile öpmeyi extra söylüyor. Umarım yanılıyorum. Çünkü bu doğruysa bilinçli bir tacizi konuşmuş oluruz.
Öpmenin bir sevgi göstergesi olduğu ve kimseye zarar vermediği fikri ileri sürülebilir. Bu ancak arada güven, samimiyet ve duygusal yakınlaşma durumunda böyledir. Karşıdakinin rızası olmadan, zorla veya içinde bulunduğu konumdan, utangaçlığından, korku ve benzeri endişelerinden istifade ederek, hiç alakasız bir şekilde şapur şupur etmek öpmek değildir, tacizdir.
Muzafferin söylediklerini savunan arkadaşlar bir de "dudaktan öpme" ile "ayaklarından öpme" arasında bir fark yok diyorlar. Her iki uzuv da aynı bedenin parçaları imiş.
Doktorun karşısına sağlık muayenesine gitmiyoruz, karşılıklı insan temasından bahsediyoruz. Burada temel ilke, herkesin vücudu kendisine aittir ilkesidir. Hangi uzvuna, hangi durumda, hangi insanın temas edebileceği her kişinin kendi tasarrufudur. Bir başkasının değil.
Burada taciz ile sevgi arasındaki farkı konuşuyoruz. Karekterlerimize işleyecek bir tartışmadır. Bu tartışmanın içinden ya temizlenerek çıkacağız, ya da kirlenerek.
Bu sorunu önemli kılan bir hususta, Muzafferin hareketimizin ilk ve en önemli liderelerinden birisi olmasıdır. O ismi hala hareketimizle birlikte anılan okyanusa açılmış bir değerimizdir. Bu bakımdan bu tartışmaların amacı; a) onu linç etmek veya tamamen silip atmak olmamalıdır. b) kendimizin veya arkadaşlarımızın hatalarını kabul etmek, onların hatalarını savunmak demek değildir, hatalardan temizlenmek demektir.  c) Muzaffer komün tv. de linç zihniyetine karşı şöyle doğru bir şey söylemişti. “Diyelimki bir hata yaptım ve bir taciz girişimim oldu. Böyle bir durumda 40 yıldır verdiğim emek sırf böyle bir sebepten silip süpürülmemelidir.“ Ben de diyorum ki, sadece Muzaffer değil bir kere yoldaş olduğumuz, hiç bir kişiyi, sebebi tahmin edemeyeceğimz kadar kötü olsa bile kaldırıp atmamalıyız. O kötü olsa da bizim kötümüzdür, yeri her zaman yanımızdır.